BİZ KİMİZ?

Sayra ve Çınar’ın can dostları, kıymetli sevenleri!

Bu sayfayı, İzmir’deki tarihi depremde kaybettiğimiz, canımız “Sayra ve Çınar” adına hazırladık. İstedik ki bu platform, Sayra ve Çınar’ı çok seven hepimizin ortak bir noktası olsun; onların hayatımıza kattıkları güzellikleri, birlikte geçirdiğimiz dopdolu anları hatırlayacağımız özel bir alan olsun…

Biliyoruz ki meleklerimizin gidişini, bizim gibi sizler de kabullenmekte güçlük çekiyorsunuz… Bizlere ilettiğiniz sevgi dolu mesajlar, onlara dair paylaştığınız her fotoğraf, her sözcük, her anı, bunu bize yakından hissettiriyor. Sayra’mız ve Çınar’ımız fiziken burada olmasalar da hepimizin yüreğinde, zihninde ve ruhunda taptaze yaşıyor…

Ailesi ve sevenleri olarak bu ruhu yaşatmaya, onlara olan sevgimizi paylaşıp çoğaltmaya devam edeceğiz. Onlara dair paylaşımlarınızı, hikayelerimizi, biriktirdiğimiz hatıraları, mesajlarımızı ve bundan sonra isimlerini yaşatmak adına yapacağımız projeleri buradaki duygu bütünlüğümüz ile yaşatacağız.

Sevgi ve özlemle…

Ailesi...

Çınar ALPGÜNDÜZ (12.02.2005-03.11.2020)

Çınar Alpgündüz 12 Şubat 2005’te İzmir’de, ikiz kardeşi Sayra Alpgündüz’le el ele dünyaya gözlerini açtı. Tülin Batmaz-Alican Alpgündüz çiftinin oğlu Çınar, ilkokula İzmir Bornova Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu’nda başladı ve sonrasında İzmir Bornova Nokta Koleji’nde eğitimini altıncı sınıfa kadar sürdürdü. Bornova Suphi Koyuncuoğlu Ortaokulu’nun ardından, liseye İzmir Bayraklı Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’nde devam etti.

Matematik ve fen bilimleri derslerini çok severdi ama özellikle bilgi teknolojilerine ve müziğe ilgisi büyüktü. Yaşamın her anını bilimle, sanat ve sporla dolu dolu geçirdi.

Çınar, araştırmacı ve girşimci farkındalığı yüksek bir gençti. Puzzle çözmeye, legolarla oynamaya, bir şeyler icat etmeye bayılırdı. Fen bilimleri, matematik ve teknoloji ilgi alanlarının üzerine gitti ve Tübitak’ın düzenlediği yarışmalara katıldı. Orada heyecanla kendi projelerini sundular.

Çınar, müzik sevgisiyle hem okulun bando takımında trompet çalıyor, hem de içindeki sanat aşkıyla tiyatro sahnelerinde tozu dumana katıyordu. Entellektüel kişiliği ile çevresindeki küçük büyük herkese ışık tutuyordu. Bilgili, değerlendirme ve analiz gücü yüksek, topluma öncülük etme misyonu yüklenmiş aydın, Atatürk ve bayrak hayranlığı olan tam bir Cumhuriyet çocuğuydu.

Düzenli ve disiplinli bir yaşamı severdi Çınar... Bunun en büyük etkeni de sporculuğuydu... Ege Üniversitesi Yüzme Külübü’nün lisanslı su altı ve su rugby sporcusuydu. Yüzme alanında birçok yarışmaya katıldı; ilgili dallarda madalyalar kazandı. Girdiği her ortamda örnek teşkil eder, vizyon sahibi, fedakar, inançlı, kararlı, motive edici ve lider ruhlu bir çocuktu.

Bir sevdası daha vardı Çınar’ın... Maket uçaklar ve otomobiller! Otomobillere olan ilgisiyle neredeyse her arabanın özelliklerini ezbere sayardı. Havacılık ise bir tutkuydu onun için... En büyük dileği, okulu bitirdiğinde pilot olmaktı.

Çınar ve Sayra, 30 Ekim 2020’de meydana gelen tarihi İzmir depreminde henüz 15 yaşındayken melek oldular. Bu dünyadan yine el ele, birlikte kanat çırparak ayrıldılar.

Sayra ALPGÜNDÜZ (12.02.2005-03.11.2020)

Sayra Alpgündüz 12 Şubat 2005’te İzmir’de, ikiz kardeşi Çınar Alpgündüz’le el ele dünyaya gözlerini açtı. Tülin Batmaz-Alican Alpgündüz çiftinin kızı Sayra, ilkokula İzmir Bornova Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu’nda başladı ve sonrasında İzmir Bornova Nokta Koleji’nde eğitimini altıncı sınıfa kadar sürdürdü. İzmir Bornova Suphi Koyuncuoğlu Ortaokulu’nun ardından, liseye İzmir Karşıyaka Necip Demir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde devam etti.

Yabancı dillere olan ilgisi ortaokul sıralarında başladı. İngilizceyle birlikte Fransızcaya merakı ve yeteneği vardı. Müzik ve beden eğitimi, en sevdiği dersler arasındaydı.

Sayra da Çınar gibi müziksiz yapamaz, okul korosunda şarkı söylemediği, bando takımında trampet çalmadığı zamanlarda bile kulaklığını hiç çıkarmaz, sürekli şarkı söylerdi. Oyunculuğa olan merakı onu defalarca tiyatro sahnelerine taşıdı.

Spor bir yaşam biçimiydi Sayra için… Hele hele jimnastik ve yüzme! Önce jimnastiğin peşinden giderek Beşiktaş Spor Kulübü’nde kurslara katıldı; ardından Çınar’la birlikte Ege Üniversitesi Yüzme Kulübü’nde yüzme dersleri aldı. Ama özgürlüğüne çok düşkündü Sayra… Ona hem özgürce hareket alanı veren hem de sevdikleriyle dilediğince sosyalleştiği bir alana yöneldi sonunda: dans etmeye… Anadolu Ateşi’nin dans kurslarına devam ederek dans tutkusunu keyfince yaşadı.

En büyük hobisi saatler ve dövmelerdi. Çeşit çeşit saatler, dövmeler alır, bir hazine avcısı gibi sevdiği objeleri biriktirirdi.

Sıcacık yüreğinde daima hayvanlara karşı ayrı bir şefkat taşırdı Sayra. Yardımsever ve iyilik dolu bir gençti. Mağdur bir çocuk, üzgün bir insan varsa kıyamaz, hemen onun yanında olurdu. Yardım severliğini bütün insanlarla paylaşmak isteyen Sayra, işte bu yüzden ileride doktor olmak istiyordu.

Sayra ve Çınar, 30 Ekim 2020’de meydana gelen tarihi İzmir depreminde henüz 15 yaşındayken melek oldular. Bu dünyadan yine el ele, birlikte kanat çırparak ayrıldılar.